Hem hühümdar hem de
çağının en büyük astronomu olan ULUĞ BEY
1394’te Güney Azerbeycan’ın Sultaniye şehrinde doğdu.
1449’da Semerkantta vefat etti. Asıl adı Mehmed Taragay’dır. Meşhur Aksak
Timur’un torunudur. Babası ise M. Şarruh Mirza’dır.
· 15. Yüzyılın En Büyük Astronomu
Bugün bile medeni dünyada adından söz ettiren Uluğ Bey,
zamanına kadar, dünya ilim tarihinin yetiştirdiği en büyük astronomudur(gökbilimcisi). İlim dünyası ona, ‘’ 15. Yüzyılın astronomu’’ demektedir.
Gıyasüddin Cemşid, Uluğ Bey hakkında şunları söyler:
‘’ Hükümdarların en
büyüğü, en adil, en merhametlisi, en alimi, milletlerin sahibi, Arap ve Acem
hükümdarlarının efendisi, Doğu ve Batının hükümdarı…’’ Bu sözler Uluğ Bey’in devlet adamı olduğu
kadar ilim adamlığında da ne kadar büyük kişiliğe sahip olduğunu açıkça
göstermektedir.
Orta Asya tarih ve coğrafya mütehassısı Fransız bilgin Fernand Grenard da: ‘’ Uluğ Bey, ruh
ve zeka bakımından , dikkate değer bir insandı. Usta bir şair, alim
birdin adamı, yüksek matematilçi idi’’ der.
Batı ilim dünyası ona
15. Yüzyılın astronomu adını vermiştir. Hatta merkezi Amerika’da bulunan Uluslararası Astronomi Derneği ayın görünen yüzeyinin önemli
bir bölgesine Uluğ Bey kratersi ismini takmıştır.
Uluğ Bey küçük yaşlardayken ilim aşığıydı. Onun ruhundaki bu
aşkı, ilme ve güzel sanatlara meraklı olan babası Şahruh olgunlaştırmıştı.
Uluğ Bey daha 11 yaşındayken
Kur’an-ı Kerimi ezberledi. Arapçayı mükemmel bir biçimde öğrendi. Daha gençliğindeyken kendini
matematiğe verdi. Bu hususta en müşkil
meseleler i bile çözerdi. İlimle uğraşmayı kendine zevk edindi. Yazdığı Ziyc’de
: ‘’ İhtiyar olmasına rağmen saçları ağarmayan, din ve millet ihtilaflarına
rağmen üzerine toz düşmeyen ilim hikmettir’’der ve bu ilimleri medeni hayatın
ürünü olarak kabul ederdi.
1409’da hükümdar olan
Uluğ Bey, kendini idarecilikten çok ilme vermişti.
Sarayı bir akademi haline getirdi.
Zamanın meşhur bilginlerini topladı, ortaya bir kısım neticeler atıp,
tartışmalar açtı. Sarayı matematik ve astronomi bilginlerinin olduğu kadar, sanatkar,
şair ve ediplerin de toplantı yeri idi. Fen sahasında incelemeler yapmak üzere
Çin’e heyetler gönderdi.
En Büyük Bilgin
Zamanın en büyük bilgini olarak ün salan Uluğ Bey vaktinin
çoğunu rasathanede geçirir. Güneş sistemini ve yıldızları bitmez tükenmez bir
aşkla incelerdi. Onun ilme düşkünlüğünü şu sözü anlatmaya yeter.’’ İlmin hakim olduğu bir ülkede ilimle uğraşan bir
kişi olmayı hükümdarlığa tercih ederim’’.


0 Yorumlar