Bu ilme gözlem ve deneyciliği kazandıran yine Müslümanlardır. Onlar kesin gözlem, kontrollü deney ve hassas ölçülerle elde ettikleri sonuçları kabul ederlerdi. Müslümanlar, Eski Yunanlıların kapalı ve anlaşılmaz teorilerine karşılık, objektif deneyciliğe, kesin ispatlama usulüne giderlerdi. Aynı zamanda deneylere dayandırdıkları kimyayı, İngiliz tarihçi Custom'un da bildirdiği gibi, modern organik ve inorganik kimyanın keşifleri için gerekli seviyeye de yükselttiler.
İmbik denilen damıtma aletini geliştiren Müslümanlar, sayısı maddelerin kimyevi tahlillerini de yaptılar. Alkalilerle asitlerin farkını ortaya çıkardılar. Oksitlenme ile kükürtlenmenin, metallerin ağırlıklarında meydana getirdiği artışı incelediler. Havanın tükenmesi halinde, ateşin söneceği ilk defa Müslüman bilginler farketti. Buharlaştırma, kireç haline getirme, süblimleme, kristallendirme, filtre ve imbikten geçirme gibi kimyevi işlemlerin esaslarını geliştirdiler. Bu münasebetle doğrudan damıtma ile dereceli olarak soğutma ve ısıtmayı birbirinden ayırdılar.
Cam mamullerini geliştirip deneylerde kullandılar. Boynuzlu imbik, çeşitli deney kapları, cam borular yapıp bir kısmını ihraç bile ettiler. Müslüman bilginlerden Ebu-l Kasım ( ?- 1031) yakıtını otomatik olarak tamamlayan özel bir damıtma sobası yaptı.
Müslümanlar, keşfettikleri imbik sayesinde sirkeyi ve saf olmayan suyu tasfiye ettiler. Tasfiye ettikleri bu suyu ilaç yapımında kullandılar. Razi
(864 - 925) ilk defa sülfirik asiti üretmeyi, saf alkolü yapmayı başardı, göz doktorlarının kullandıkları antimuan tozu'nu imal etti.
Cabir bizzat ürettiği nitrik, sülfitik asit ve altını eritme suyunun yardımıyla eritme metodlarını geliştirdi. Civaoksit, zincifre, arsenik, amonyak, gümüş nitrat, şap, göztaşı, kireçli potas, südkostik mahsulü, yakıcı potas ile diğer bir çok maddeleri elde etme ve üretme şekli, kimyaya, Cabir ve diğer Müslüman kimyagerlerin armağanıdır.
Müslüman kimyagerlerden birisi olan Beşir Brant'tan daha önce fosforu keşfetti. Ona
'' kamer-i ala = En yüksek ay '' adını verdi.
'' kamer-i ala = En yüksek ay '' adını verdi.
Bugün sanayide kullanılan birçok maddenin keşfi de Müslümanlara aittir. Sabun, kağıt, ipek, boy, sun'i gübre gibi maddeleri Müslümanlar bulmuşlardır. Kimyada ilaç yapmaya, kumaş boyamaktan, deri tabaklamaya ve koku hazırlamaya varıncaya kadar, çok sahada Müslüman bilginlein çeşitli buluşları vardır. Camcılık ve kağıtcılığı çok çok ilerletmişlerdir. Kağıt yapma san'atını Avrupa'ya öğretenler Müslümanlardır.
Barutun icadı, uzun zaman Roger Bacon, ( 1561- 1626) Büyük Albert ( 1193- 1280) ve Berthold ( 1827-1907) gibi Avrupalılara mal edilmişti. Fakat daha sonradan yapılan araştırmalar sonucunda barutun ilk defa Müslümanlar tarafından icad edildiği ortaya çıkmıştır. Barutu mermileri sevkedici bir madde olarak kullanan ve böylece ateşli silahları yapanlar Müslümanlardır.
Ansiklopediler, ilk topun 1346 yılında yapılan Cercy savaşında kullanılığı kaydeder. Aslında ilk top bu tarihten 141 yıl önce kullanılmıştır. Dünya tarihinde ilk topu kullanan komutanın adı Yabud'dur. Afrika'da kendisine isyan eden Mahedra şehrini, 1205 tarihinde muhasara etmiş, mermi ve büyük taş parçaları atan toplarla şehri dövmüştür.
Müslümanlar, ancak geçen asrına sonlarına doğru Avrupalılarca keşfedilebilen kimyevi terkipleri çok önceden yapmayı başarmışlardır. İbni Esirin
(1160-1234) kaydettiğine göre, 882'de Irakta, savaşlarda ismi belirtilmeyen fakat tahtalara sürüldüğü zaman onları yanmaktan koruyan kimyevi maddeler kullanıldı.
Kimya başta olmak üzere, bir çok teknik terim, Avrupa dillerine ya aynen ya da az değişiklerle Müslüman kimyagerleri vasıtasıyla geçmiştir. Bu terimlerin Müslümanlardan diğer milletlerin dillerine geçtiğini belirten Dr. Sigrid Hunke ''Avrupa'nın Üzerine Doğan İslam Güneşi'' adlı eserinde, bu konuda bazı örneklerde vermektedir.
Kimyayı tıbbın hizmetine veren ilk İslam alimi Razi'dir. ( 864 - 925) Avrupa'da ise bu ancak asırlar sonra Alman hekimi ve kimyageri Paracelsus ( 1493- 1541) vasıtasıyla gerçekleşebilmiştir.
Razi civa terkiplerini ilaç olarak geliştirdi. O Fransa'da '' balanc Raisin'' adıyla tanınan ilacı, şurubu, julepi, meyve bitki şekerlemelerini, sief adı verilen göz ilacını, hap şeklindeki roobu yapmayı başardı. Diğer İslam kimyagerlerin de bu sahada bir kısım keşifleri oldu.
Müslümanlar, Penisilin ve Aspergillus'a temel teşkil eden antibiyotikleri geliştirdiler. Tıpda bugün bile kullanılan bir çok ilaç Müslüman kimyagerlerin eseridir.



0 Yorumlar