Miladi takvim 1636 yılını gösteriyordu. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuşunu yapmaya hazırlanıyordu. Galata kulesinin üstüne çıktı. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı.
O gün İstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuştu. Kısa zamanda mahşeri bir kalabalık toplanmıştı.
4. Murad, sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnundaki İncili Köşkten olup bitenleri seyrediyordu. Herkesi alabildiğine heyecan kaplamış, bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiş, kendini boşluğa atacak kahramını bekliyorlardı.
Nihayet beklenen an geldi. Hezarfen Ahmed Çelebi ''Bismillah'' deyip kendini boşluğa bıraktı. Vücuduna taktığı kanatlarla Boğaza doğru süzüldü. Herkes hayretteydi. Hezarfen Ahmed Çelebi lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuş gibi uçup İstanbul Boğazı'nı geçmiş, Üsküdar'daki Doğancılara inmişti. Onun bu başarısından hoşlanan Sultan 4. Murad, kendisine bir kese altın verdi.
Evliya Çelebi, ''Seyahatname'''sinde bu uçma hadisesini şöyle anlatır:
'' Hezarfen Ahmed Çelebi, İbtida Okmeydanının minberi üzere rüzgarın şiddetinden kartal kanatlarıyla sekiz dokuz defa havada pervaz ederek talim etmiştir. Badehü, Sultan Murad Han, Sarayburnunda Sinanpaşa Köşkünden temaşa ederken Galata Kulesinin ta zirve-i alasından rüzgar ile uçarak Üsküdar Doğancılar Meydanına inmiştir.''
Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleştiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken, planörcülüğün de öncülüğünü yapmış oluyordu. Çünkü, uçuşundan bir planörcü gibi rüzgarın esişini de dikkate almış, ona göre uçmasını gerçekleştirmişti.
Onun bu büyük başarısını gören halk ona ''Bin fenli'' manasında ''Hezarfen'' lakabını taktı.
Hezafen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Farab şehrinden olan İsmail Cevheri'yi örnek almıştı. Nişabur camii imamlığını yapan ve meşhur Sıhah isimli lügatın yazarı olan Cevheri, özel olarak hazırladığı kanatlarla camiinin kubbesinden kendini aşağı bırakmış, bir müddet havada kaldıktan sonra düşerek vefat etmişti.
Hezarfen Ahmed Çelebi'nin bu işi düşmeden başarmış olması ise onun bu konudaki üstünlüğünü göstermektedir. Avrupalıların uçmak için kendi hayatlarını ortaya koyamadıkları bir devrede, büyük bir cesaretle uçuş denemelerine girişmek herşeyden önce bir cesaret işiydi. Hezarfen Ahmed Çelebi, ilme dayanan bu cesaretini sadece teoride bırakmamış, uygulamaya da koymuştu.
Hezarfen Ahmed Çelebi geniş bilgili birisiydi. Araştırma ve ilk tecrübelerini evinde yapmış ancak doğruluğuna iyice inandıktan sonra kartal kanatlarıyla ilk deneme uçuşlarına girişmişti. Ne yazık ki bu deneme üstünde gerektiği gibi durulmamış ve iş orada kalmıştır.

Eğer bu uçuş denemeleri genişletilebilseydi, belki bugün uzay yarışında biz de söz sahibi olacaktık.
Şunu da belirtelim ki, Avrupalı kaynaklar da bugün ilk uçuşu gerçekleştirenlerin Osmanlılar olduğunu kabul etmektedirler. Batılı kaynaklar arasında Cook'un Havacılık'', Wilkins'in '' Yeni Bir Dünya Buluşu'' adlı eserlerinde bu konuda bulunmaktadır.
Planörcülüğün babası Hezarfden Ahmed Çelebi'dir.

0 Yorumlar